Seçkin nargile takımlarımızı siz değerli müşterilerimize en uygun fiyata sunmak ,piyasa değerinin altında, yedek parça garantili ve bayilik sistemi ile çalışmaktayız. Bayilik sistemi ile çalışmanın en büyük avantajı piyasa değerinin altında fiyatlarımızın olması. Nargilezade firmasını diğer firmalardan ayıran en belirgin özellik değerli müşterilerimizi düşünüp nargile takımlarının güvenilirliği ve kullanılan malzemelerin sağlık kodeksine uygunluğunu araştırarak satmak ve tüm dünya markalarını siz değerli müşterilerimize sunmaktayız. Kendinize ve çevrenizdeki arkadaşlarınıza hediye edebileceğiniz bir sektörü seçme amacımız ise bizim ile aile olup, çevremizde gülen gözler görmek tek gayemizdir. Nargile muhabbettir. Şirketimiz, aile şirketi olup 1965 yılında büyük dedemiz Osman bey’in Çorum’dan İzmir’e göç etmesiyle başlar ve bugünlere kadar siz değerli müşterilerimize gelmiştir. Zade anlamı Osmanlı’dan gelen soylu kişi anlamına gelir. Bizde Nargilezade anlamına yakışan nargile firmaları ile çalışıyoruz. Dedemiz Osman bey’in fotoğrafını siz değerli müşterilerimize, paylaşıyoruz.

MİSYONUMUZ Ürün ve hizmet kalitemizi sürekli geliştirerek müşteri talep ve beklentilerini en üst seviyede karşılamak,

Güçlü bir iletişim ile tüketicimizle aramızda duygusal bir bağ yaratmak ve müşteri sadakatini sağlamak,

Yurt içi ve yurt dışında mağazalar zincirini büyüterek en çok tercih edilen lider nargile zinciri olmak, rekabet gücümüzü ve kârarlılığımızı arttırmak.

ViZYONUMUZ:Firmamızın ulusal / uluslararası pazarda etkinliğini ve verimliliğini arttırmak amacıyla kendi uzmanlık alanımızda kendi yöntemlerini sürekli geliştiren, sektörün öncülüğünü yapan, Türkiye´nin güvenilir ve saygın kuruluşu olmak

Kalite : “Kalite Bir Sonuç Değil, Sürekli Bir Arayıştır” ilkesinde hareketle ve AR-GE disiplinimiz ile yaptıgimiz ürünlerimizin her aşamasında önce kalite prensibini hedef almak.

NARGİLENİN TARİHCESİ VE GÜNÜMÜZE GELİŞİ İnsanoğlu ilk olarak milattan önce keşfetti tütünü… İbadet amacıyla yaktıkları tütün yapraklarının verdiği keyfi fark eden insanlar, o günden beri onu hayatlarında vazgeçilmez kıldı. Tütün, tarih boyunca çeşitli medeniyetler tarafından şekillendirildi. Pipo oldu, puro oldu, sigara oldu, ağızlarda çiğnendi. Ancak hiçbir şekil, tütün ile nargile kadar bütünleşmedi.

Hindistancevizi’nin dışındaki tütün benzeri tabakayı yakan ve cevizin içine soktukları kamışla keyif yapan Hintliler, asırlar sürecek olan nargile geleneğini de başlatmış oldular. Nargile, aradan geçen yüzyıllar sonunda bir kültür haline dönüştü. Dede torununa miras bırakacak kadar değer verdi nargilesine…

Kimi zaman sultanların başucunda yerini aldı, kimi zaman ise hak ettiği ilgiden mahrum bırakıldı. Nargile ve nargile çevresinde oluşan göz kamaştırıcı kültür, bugün yine o ihtişamlı günlerine yeniden dönmenin hazırlığını yapıyor. Tütüne sihir katan kültür, gün geçtikçe daha fazla ilgi, sevgi görmeye devam ediyor.

Doğu kültürünün önemli bir parçası olan nargilenin ismi Farsça’da ‘Hindistancevizi’ anlamına gelen “nargil” kelimesinden geliyor. Araplarca “şişa”, İranlilarca ise “kalyan” olarak adlandırılan nargilenin ilk örnekleri Hindistan’da ortaya çıktı. Hindistancevizinin içi boşaltıldıktan sonra kabuğuna bir kamış sokularak yapılan ilk nargile, hintkeneviri tüketimine yeni bir boyut katarken, hindistancevizi ise zamanla yerini kabağa bıraktı. Gün geçtikçe yaygınlaşmasının ardından da porselen ve bronz gövdeli nargileler ortaya çıktı ve bunları çini, gümüş ve cam gövdeli nargileler izledi.

Önce İranlilar, sonra Araplar arasında yaygınlaştı. Araştırmacıların ‘sohbet medeniyeti’ diye tanımladığı Osmanlı ise tütünü tanıdığı 16. y.y dan bu yana nargileyi içine çekip, dumanını göğe savuruyor. Muhabbet erbablarının vazgeçilmez dostu nargile, bu misyonunu günümüzde de hiçbir şey yitirmeden sürdürüyor. Çünkü tiryakilere göre tek başına nargile içmenin hiçbir anlamı yok! Bu nedenle nargile kahveleri hâlâ en koyu sohbetlerin başlıca mekanı olma özelliğini koruyor.

Saygılarımızla.